Korona Karantinası Altında 14 Gün

Korona Karantinası Altında 14 Gün

Nisan 26, 2020 0 Yazar: Konuk Yazar

Herkese merhaba. Ben yurtdışından ilk gruplarla birlikte gelen ve korona karantinası altında 14 gün geçiren çiçeği burnunda bir üniversite mezunuyum. Üniversite yıllarında çoğunlukla herkesin hayali yurtdışında dil öğrenimi görmektir. Hatta devamında oralarda bir meslek edinip yeni bir hayat kurmak da bir kısmımızın hayalleri içerisinde vardır. Ben o kadar uzun vadeli hayaller kurmasam da –ki iyi ki kurmamışım:)- sadece yabancı bir ülke görmek ve yabancı dilimi yerinde öğrenmek heyecanıyla 6 aylık eğitimim için Aralık ayı gibi İngiltere’ye gittim. Canım ailem beni uğurlarken dolu dolu olmuş gözlerimizle babamın “şansın açık olsun güzel kızım” demesi ve son bakışıyla bindim uçağıma.

uçakla yolculuk, korona karantinası

Büyük bir heyecanla dil öğrenimi için İngiltere’ye giderken bir an önce dönmek isteyeceğim aklımın ucundan bile geçmezdi. Herkes için farklı olsa da genel olarak bir yandan ülkenize ve sevdiklerinize özlemin verdiği burukluk, bir yandan yabancı bir ülkede olmanın hem keyifli hem biraz da temkinli yaklaştığınız tuhaf heyecanını yaşıyordum. Tam adapte oldum tüm yadırgayışlarım sona erdi ve günlük bir rutin içerisinde tamamen eğitimime adapte oldum derken Çin’de başlayan salgını herkes gibi ben de takip etmeye başladım. Ancak işin bu boyutlara gelebileceği o zamanlar için aklıma gelen bir şey değildi. Sadece ben değil etrafımdaki herkes hatta ülkemden sürekli görüştüğüm ailem ve arkadaşlarım bile olayı sadece Çin sınırları içerisinde düşünüyordu.

Korona Karantinası Öncesi Yaşadıklarım

Covid19 olarak adı sanı da belirlenen virüs her geçen gün daha fazla günlük yaşamda dahi konuşulan ve giderek endişe ile takip edilen bir noktaya gelmişti. Ancak henüz Çin sınırları içerisinde olması sebebiyle haber bültenlerinde uzaktan izlediğimiz bir olaydı. Ta ki salgın adım adım Çin dışına çıkıp Tayland, Japonya derken ABD ve Avrupa ülkelerine sıçramaya başlayana kadar.

eve dönüş, evde kal

Babam bir an önce dönmem gerektiğini, salgının giderek yayıldığını ve ülkemizin tüm yurtdışında olan vatandaşlarını kontrollü olarak almaya başlayacağını söyledi. İngiltere’ye gittiği ilk zamanlarda dahi kendimi hiç bu kadar evimden uzak, çaresiz, korkak ve yalnız hissetmemiştim. Henüz İngiltere’de yaygın bir salgın yoktu. Ama mesele hasta olmak değildi. Korktuğum bu değildi. İnsan hastayken en güzel şifa annesidir. En güzel güç ailesidir.

Benim korktuğum onları ya bir daha göremezsem. Ya onlara bir şey olursa ve ben buradan dönemezsem. Bu düşünceler ile oda, duvarlar üzerime yıkılıyor sandım. Görüntülü olarak aradım onları ve ağlamaya başladım. Eve dönmek istiyorum, yarın evde olmak istiyorum dedim. Yine babamın bakışları.

Ülkeme Dönüş Zamanı

Ancak 3 gün sonraya bilet bulabildik. Hiç sorun değildi. Dönebiliyordum ya, bir yandan içim rahatladı ama özellikle son gün geçmek bilmedi. Bir an önce o uçağa binmek ve ardıma bile bakmadan ülkeme, aileme, sevdiklerime ait olduğum yere dönmek istiyordum. Henüz salgın yaşadığımız alanda hissedilmese de havaalanları ne yaşandığının ve işin ciddiyetinin ilk bariz görülebildiği yerlerdi. Maske bulamamıştım ama annemin hediyesi şalım ile havaalanına gidene kadar ağzımı burnumu kapattım. Zaten havaalanında hemen maske verdiler. Ama annemin şalı kadar beni koruyabildiğini sanmam 🙂

Havaalanı ürkütücüydü. Benim gibi ülkelerine dönmek isteyen insanlar bir yanda, diğer yanda kendi ülkeleri olan İngiltere’ye dönenler. Gidenlerin yüzünde endişe, dönenlerin yüzünde hafif bir rahatlama. Demek herkes için böyle dedim kendi kendime. İnsan vatanına dönünce salgın dahi olsa kendisini yuvasında hissetmenin huzuru bir başka. Sabret dedim kendi kendime. Uçağa bindin mi en fazla 4-5 saate sen de bir oh diyeceksin. Derken uçuş işlemlerimin ardından benim gibi memleketine dönen Türklerle buluşmak bile vatanımda gibi hissettirdi. Bizim samimiyetimiz, içtenliğimiz her ne olursa olsun bir başka. Bir merhaba duymak bile o kadar iyi geldi ki. Uçağa kadar olan süre nasıl geçti anlamadım.

Vatan Toprağına Ayak Basış

Nasıl bir heyecan yaşadığımı size anlatamam. Sanırım pilotun piste inişi hiç bu kadar coşku ile alkışlanmamıştır. Ağlayanlar, ıslık çalanlar sanırım hayatım boyunca hiç unutmayacağım anlar arasında. Sonrası bize dağıtılan maskeler ile uçaktan indirilişimiz, özel araçlara alınışımız, ilk muayenelerimiz. Panik yapmamamız için her şey tek tek anlatılıyordu. Bir yandan ailemi görmek için sabırsızlanıyordum, diğer yandan bundan sonraki süreç ne olacaktı onu merak ediyordum. Henüz ülkemizde salgın başlangıcı yoktu. Şimdi baktığımda tam zamanında dönebilen şanslılardan olduğumu düşünüyorum.

korona karantinası sosyal mesafe

Herhangi bir hastalık bulgusuna ilk ateş ölçümünde falan rastlanmasa da bu risk taşımadığım anlamına da gelmiyordu. 14 gün boyunca ev içerisindeki karantina sürecimde neler yapmam ve neler yapmamam gerektiği konusunda da bilgilendirildikten sonra eve varış.

Korona Karantinası Evimde Başlar

Sevdiklerinize sarılmak istemek ve sarılamamak. Babanızın koruyucu kanatları altına girmek istemek, annenizin şefkatinden, kardeşinizin sevgi dolu sarılmasından mahrum kalmak… Bunlar gerçekten çok tuhaf duygular. İnsan kendini potansiyel hasta gibi hissediyor. Sanki yapacağım bir ihmal ile onları hasta edebilirim korkusu ile ne yapacağımı bilmez bir haldeydim.

korona karantina

Ama eve girerken duyduğum o koku her şeye bedeldi. En sevdiğim şeylerden biri mercimekli köfte. Sevdiğim ne varsa bir bir sıralanmış mutfak masasına. Babam bir öğretmen olarak her zaman her şeyi en ince detayına kadar düşünen ve organize eden biridir. Ben ne yapacağımı bilmez bir haldeyken onlar her şeyi öyle güzel organize etmişler ki. Normalde kız kardeşimle aynı odada kalırız. Onu oturma odasına taşımışlar ki ben geldiğimde yatağımda yatmak isterim diye. Annecim şimdi sen güzel bir duş al, bizde senin eşyalarını boşaltıp yıkayalım. Sonra en sevdiğin ne varsa mutfakta bir güzel tadını çıkarırsın özlediklerinin dedi annem. En özlediğim sana sarılmak diyemedim. O da bunu derken gözleri dolu doluydu zaten. Ama evdeydim ya hepimiz için daha güzel bir hediye olamazdı.

Mutfak masasında yemek yemeye bir süre ara verdik ama hepimiz tabaklarımızı alıp salonda ayrı köşelerde hem sohbet edip hem yemek yedik. Bu kadarlık bir aile sohbetinin ardından odama geçtim. Hem rahatlamanın hem bu tuhaf durumun yarattığı stres ile ağlayarak uyudum.

14 Günlük Karantina Bekleyişi

karantina

Ertesi sabah kardeşimin sesiyle uyanmak, yüzümde bir gülümseme ve evde olduğumu hatırlamanın güzelliği. Kahvaltı tepsimde yine en sevdiklerim J Kapı önünde gerçekleşen sohbetlerimiz, yeri gelip gülmelerimiz yeri gelip çözülüp ağlayışlarımız. Hatta kardeşimle görüntülü olarak telefondan bağlanıp içtiğimiz kahveler. Her gün ateşimi ölçtüğüm anlarda eve çöken sessizlik. O dereceyi okuduktan sonra derin bir oh çekişimiz ile geçen 14 gün. Ve 14 gün sonunda evdeki bayram havası. İyiydim. Kimse için de kendim için de bir tehdit değildim. Tabii bu arada salgın ülkemizde de adım adım kendini göstermeye başladı.

Korona Karantinası Sonrası

Öğrendik ki hasta olmasak da taşıyıcı olabiliyormuşuz. Dışarı çıkmamak ve sosyal mesafe konusunda duyurular başladı. Böyle bir süreçten geçtiğim için covid19’un bir grip salgını olmadığı bilincine sahiptim. Dışarı adımımı atmam. Ne sevdiklerimi ne kendimi öyle bir riske sokmam. İnanın 14 gün boyunca gelmek bile bencillik mi diye çok düşündüm kendi içimde. Ama oralarda kalmak da ne bana ne aileme iyi gelmeyecekti. Kim ister ki?

korona karantina sonrası

Hala daha dışarıya çıkmadım. Evimde, sevdiklerimle olayım da varsın boş kalsın sokaklar. En azından artık sosyal mesafe ile bile olsa onlarla salonda bir arada oturabiliyorum. Belki de hiç olmadığımız kadar bir aradayız. Eğitim için gittiğim dönemde çektiğim aile özlemini sürekli bir arada olarak dindirmekten daha güzeli var mı?

Bir daha yurtdışına eğitime gitmek istemem herhalde. En azından şu an böyle düşünüyorum. Ama değişmeyecek tek düşüncem var sanırım. Her ne olursa olsun insanın memleketi gibisi yok.

Tüm kalbimle bu kötü günlerin bir an önce geride kalmasını diliyorum. Digital Yazarlar karantina döneminde tesadüf bulduğum bir blog sitesiydi. Sürekli günlük tuttuğum için bir cesaret ben de korona karantinası sürecimle koronavirüs günlükleri içinde yer almak istedim. En kısa zamanda güzel günlerde yeniden memleketimizin her köşesinde bayram havasında günler yaşamak ümidiyle. Sevgiyle kalın. Evinizde kalın.

Yazan: Çiçeği Burnunda Üniversite Mezunu

0Shares