Köy Hayatı İçin Arabanız Olması Şart mı?

Köy Hayatı İçin Arabanız Olması Şart mı?

Temmuz 12, 2019 0 Yazar: digitalyazarlar

Bu soruya anlatacaklarımdan sonra karar vermelisiniz 🙂 Şehirden uzak bir köy hayatı şehre ulaşılabilirlik gibi pek çok yönden çok cazip. Köyde organik yaşam bir harika. Ama ya benim gibi arabanız yoksa! Köyün toplu taşıması yok mu demeyin. Tabii ki var ama tam anlamıyla toplu taşıyorlar 🙂 Günde 6 kez sefer var ve son sefer akşam 19.30 itibariyle bitiyor. Çocukken mahallede oynarken eve girme saatimiz akşam ezanıydı. Ezanın sesini duyduk mu doğru eve giderdik. Burada da akşam ezanı okunmadan herkes köye diyorlar 🙂

Bir büyükşehirde yaşayıp, şehre sadece 20 km uzaklıkta oturup, şehre ulaşamamak olur mu? Oluyormuş. Taşınmadan önce çok araştırmadığım ya da üzerinde durmadığım bir konuydu. İnsan yaşamayınca anlamıyor dedikleri bu olsa gerek. Şehir merkezinde minibüs, otobüs saati gibi bir kavram hiç gelişmemiş bende. Hal böyle olunca arabasız bir köy hayatı zaman zaman sinir bozucu, zaman zaman traji komik olayları da beraberinde getirdi 🙂

Köy Hayatında Toplu Taşıma

Günde 6 sefer gidiş 6 sefer dönüş yapan tek bir minibüs ile şehre ulaşmaya çalışmak ve hatta eve dönmeye çalışmak biraz hüner gerektiriyor. Her şeyden önce araba saatlerini iyi takip etmelisiniz ve kaçırmamalısınız. Çünkü birini kaçırırsanız bir sonraki ortalama 3 saat sonra. Örneğin şehre inen 13.00 arabasını kaçırırsanız bir sonraki sefer 17.00’de. Zaten köye dönen son araba 19.30. Bu durumda hiç gitme daha iyi moduna geçiyor insan.

tabela, köy hayatı
Dikkat minibüs kaçabilir 🙂

İlk taşındığımız dönemler çalışıyordum. Son sefer 19.30. Ama mesai diye bir şey var. Köy hayatı diye tutturunca olmuyor işte. 2 dakika 3 dakikayla çok araba kaçırmışlığım var alışana kadar 🙂 Böyle kriz anlarını zamanla yönetmeyi öğrensem de online çalışma hayatının çok daha stressiz olduğuna karar verdim.

Toplu taşıma deyince şehirde sabahları uykulu akşamları yorgun somurtan yüzler geliyor aklıma. Ama köy hayatı burada da farkını ortaya koyuyor. Tek bir minibüs olunca toplu taşımadan ziyade servis havasında bir yolculuk bekliyor sizi. Minibüse bindiğinizde ilk soru “nereye?” mesela 🙂 Şehirde kimse kimseye nereye gidiyorsun diye sormaz ama köyde sorarlarmış 🙂 Mesela her gün şehre iniyorsanız işe mi girdin? Ya da o günkü giyiminize göre nereye gittiğinize yönelik tahminler de yapılabiliyor…

Öğretmen bir annem var. Öğretmenler gününde bir buket çiçek yaptırıp köy minibüsüne bindim 🙂 Hadi bakalım cevap ver kimden bu çiçek!!! Ama günaydın ve iyi akşamlarla gidip gelmek de güzel. Minibüse binince bile eve gelmiş gibi oluyorsunuz.

Arabanın arızalandığı ve durakta ağaç olduğumuz zamanları da unutmamak lazım. Ama en azından ben kaçırmadım diye kendimi sevinirken bulduğum an kendime vah vah dediğim andı 🙂

Köy Hayatı İçin Arabanız Yoksa !!!

Şehre inmek ya da inememek! Bütün mesele keşke bu kadarla kalsa. Toplu taşıma saatleri dışında bir hayatınız olması da bir hayli zor. Canım sıkıldı bir kahve içip geleyim son derece lüks artık. Hele ki köyde kış ve kar oldu mu işiniz daha da zor. Ya da bir kursa gideyim deseniz ilk koşul minibüs saatleri. Köy hayatı içinde alış verişinizi toplu yapmanız lazım ki lazım olan bir şeyi bir koşu gidip alamıyorsunuz. Bu durumda toplu alış veriş lazım. O da toplu taşımayla ne mümkün! Akşam bir konser, düğün, arkadaşlarınızla iş çıkışı bir yemek, sohbet bunların hepsine bir yerde veda ediyorsunuz.

Doktor randevularınızdan arkadaş buluşmalarına kadar köy hayatında arabanız yoksa tüm hayatınızı minibüs saatlerine göre planlamak zorundasınız. Tıpkı köy hayatı için ev planlaması yapmanız gibi, araba da planlamalarınız arasında olmalı.

Tam da bu noktada köyde araba bir konfor değil, tamamen bir ihtiyaç! Tabii her yerde aynı olacak değil ama, eğer doğal yaşam için şehre yakın bir köy tercihiniz varsa önce ulaşımını öğrenin derim ben. Ya da ilk işiniz bir araba almak olsun. Senin neden araban yok derseniz, tek cevap ebeveyn çatışması 🙂

0Shares